25 Mayıs 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Austen Diyarı-Shannon Hale

austen diyarı shannon hale kitap yorumu periodic library
Türkçe basımının kapağını hiç sevmediğimden bunu koyuyorum.

Tam filmini izlemeye başlayacakken yav önce kitabının yorumunu bloga yazsam ya dememle işte buradayız. 

Austen Diyarı, Jane Austen kitaplarını özellikle de Bay Darcy’i takıntı haline getirmiş olan Jane Hayesin biraz komik biraz da trajik hikayesi hakkında. Zavallı Jane aşkta hep kaybetmiş biri. Ne zaman gerçek aşkı bulduğunu zannetse hayat bir güzel tekmelemiş onu. O da ayrılık acılarını Jane Austen kitaplarını zilyonuncu kez okuyarak ve baş ucunda Aşk ve Gurur dvdsi bulundurarak gidermeyi tercih etmiş. Tam gerçek hayattaki erkeklerden ümidini kesmiş, yalnızım çünkü tüm şahane erkekler kitaplarda yaşıyor mantığıyla hayatına devam etmekteyken Jane’in bu takıntısını bilen teyzesinden gelen hediyeyle hayatı bir kez daha tepetaklak olur.

Gelen hediye Pembrook Park’ta 3 hafta tatildir. Pembrook Park, 21. yüzyılda 18. yüzyıl İngilteresini yaşayabileceğiniz bir tatil merkezidir. Şöyle ki bir kere Pembrook Park’a adım attığınızda bir daha çıkana kadar o yüzyıla aitmişsiniz gibi davranmak zorundasınız. Jane ilk başta bu hediyeye olumlu bakmasa da daha sonra Pembrook Park’ı, Darcy takıntısını yenmek için bir fırsat olarak görür. Hesaba katmadığı bir şey vardır ki o da tek amaçları Pembrook Park müşterilerini memnun etmek olan, 18. yüzyıl beyefendilerini oynayan aktörlerdir.
Çok genç yaşında sevmeyi Austen’dan öğrenmişti. Ve o zamanki toy anlayışına göre Austen’ın dünyasında gönül eğlendirme diye bir kavram yoktu. Her aşk evlilikle sonuçlanmalıydı, her flört sonsuza dek bağlanacağı bir partner bulmak için bir araçtan ibaretti. Dolayısıyla Jane için hâlâ umut bağladığı her aşk macerası sona erdiğinde, boşanmak kadar sarsıcı bir darbe alıyordu. Hislerin fazla mı yoğun, Jane? Ah evet. Fakat insanın elinden ne gelirdi ki?
Bir çırpıda biten, sürükleyici ve eğlenceli bir kitaptı Austen Diyarı. Özellikle son kısımları bayağı heyecanla okudum. Hatta okurken sabahladım. Tam böyle hah işte mutlu son dediğim anlarda ters köşe yapıp YAPMA ETME KIZIM!!!! diye sövdüm ve bu döngü birkaç kez tekrarlanınca minnoş kalbim bu kadar strese dayanamadı ve yattım uyudum :D Sevgili Pembrook Park sakinleri rüyalarımda da yalnız bırakmadılar tabii o ayrı :D

Bölümler arasında Jane’in eski sevgilileriyle ilgili (Tam tamına 13 kişiyle ilgili!) böyle 1-2 sayfalık anılar vardı ve hepsi birbirinden trajikomikti :D Güldüğüme bakmayın tek isteği sevmek ve sevilmek olan Jane’in başına gelmeyen kalmamış aslında.

Kitap boyunca 18. yüzyıl adabı muaşeret kurallarıyla ilgili ufak birkaç bir şey de öğreniyoruz. Mesela nişanlı olmadığı sürece bir erkeğin bir kadına ilk adıyla hitap etmesi ve tanıştırılmadığınız biriyle konuşmanın ayıp olması, balık veya meyve yerken bıçak kullanılmaması çünkü bunlardaki asitin gümüşü karartacağı vs. vs.

Jane Austen’a elini verip kalbini kaptırmış biriyseniz ve okurken sizi yormayacak bir kitap arıyorsanız ihtiyacınız olan kitap Austen Diyarı olabilir. Keyifle kalın! :)

6 yorum:

  1. Yaa kitabın karakterinde kendimi gordum vallahi 😂 Ben de umudumu kaybetmek uzereyim cunku 🙆 kitabi hic duymamistim ama ilk defa senin blogunda goruyorum.. hemen not aliyorum cunku belki de ihtiyacim olan bu kitaptir 😍😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm fangirllerin vücut bulmuş hali Jane Hayes :D Yalnızlar kulübü olarak gel bir sarılalım :D
      Ayy umarım beğenirsin Gözde :'))

      Sil
  2. Aslında filmini izlemeyi planlıyorum. Hatta bugün bile izleyebilirim, iyi bir hatırlatma oldu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi seyirler derdim ama çoktan izleyip yorumunu bile girmişsin :D

      Sil
  3. Filmi izlemiştim ama kitabının olduğunu bilmiyordum. Eğlenceli bir filmdi, büyük ihtimalle kitabı daha güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmini izledim ben de geçen ama kitap mı daha güzel film mi ayırt edemiyorum :D Filmi izlendikten sonra çok da zevkle okunmaz herhalde kitabı :))

      Sil

Yeni Yazılardan Haberdar Olun