17 Ağustos 2016 Çarşamba

Pinuccianın Yaz Okuma Şenliği 2016: İlk Yarı Raporu

15.Kategori (10 puan): 2016 yılında basılmış bir kitap, yabancı kitapların ülkemizde basılış tarihi dikkate alınacak. Eğer yabancı ülkelerde 2016 yılında basılan bir kitabı o dilde okursanız o da bu kategoriye dahil.
Arşiv-Victoria Schwab / 376 sayfa / Pegasus Yayınları / 10 puan
17.Kategori ( Her kitap 10 puan iki kitap okunursa ekstra 10 puan toplamda 30 puan): Adınız ve soyadınız baş harfleri başlayan iki kitap. Çift isimli/soyadlı arkadaşlar istediği ismi kullanabilir.
E:
K: Kanbağı-Richelle Mead / 450 sayfa / Artemis Yayınları / 10 puan
18.Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplamda 70 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Kadın: Gündönümü-İdil Uzun / 558 sayfa / Mendirek Yayınları / 10 puan
21.Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Kanbağı serisinden kitaplar

Ateşli Kalp-Richelle Mead / 448 sayfa /
Artemis Yayınları
Altın Zambak-Richelle Mead / 480 / 
Artemis Yayınları
Mavi Büyü-Richelle Mead / 432 / 
Artemis Yayınları
Yakut Çember-Richelle Mead / 400 sayfa / 
Artemis Yayınları
80 puan
Toplam 3144 sayfa yani 31 puan
+
_________________________________________________________________________
141 puan

14 Ağustos 2016 Pazar

Pazar 6'lısı: Sahilde Okumalık 6 Kitap

Merhabalar ^_____^
İki haftadır pazar 6'lılarını kaçıyordum ama artık buradayım^^ Öncelikle nerede bu yeni tema diyenleri Şulenin bloguna davet ediyorum. Ağustos temalarımız Şuleden. Bu kaçıncı olucak bilmiyorum ama bir kez daha teşekkürler Şule :)) 

Bir öneriyle geldim bugün ayrıca size. Pazar 6'lıları için yeni, eğlenceli, herkesin yazmak isteyeceği temalar bulmaya çalışıyorum hep ama bazen kafam duruyor ve aklıma hiçbir şey gelmediği oluyor. Diyorum ki öneri kutusu gibi bir şey yapsak? İsteyen herkes aklındaki temayı bana mail atar ve ben de tüm fikirleri bir kavanozda toplar sonra da yeni temaları kavanozun içinden çekerim. Hem bana hem de size sürpriz olmuş olur temalar. Ne diyorsunuz? :)

Gelelim bugünün teması olan sahilde okumalık 6 kitaba. Tek oturuşta okumalık ve seri olmayan kitaplardan seçtim genellikle. Bakalım nelermiş^^


1.Gündönümü-İdil Elif Uzun
Öncelikle bu seçimim beni takip edenleri şaşırtmalı çünkü Türk bir yazarın kitabını blogumda ilk defa anıyorum. Eğer sizde benim gibi Türk yazarlara hele hele de wattpadden çıkma kitaplara ön yargılı iseniz %100 eminim ki Gündönümü ile bu ön yargınız kırılacaktır. Gözüm kapalı öneriyorum Gündönümünü. İster sahilde, işte çayırda ister bayırda her türlü kendini okutacaktır. Bir şans vermenizi öneririm. Bloga bayağı detaylı bir Gündönümü yorumu girmeye hazırlandığım için şimdilik söyleceklerimi burada kesip konusunu paylaşıyorum.
Gece ve gündüz ebediyen yer değiştirecek.Küçüklüğünden beri bir kraliçe olmak için titizlikle yetiştirilen on yedi yaşındaki Celina'nın hayatı, kuzeninin Veliaht Prens'le nişanlandığını öğrenmesiyle altüst olur.Yüreğinde taşıdığı ağır ihanet hissine rağmen saraya gitmek zorunda kalan Celina, bir anda kendini kurtlar sofrasında bulur.Yapılan gizli ittifaklar neticesinde Prens'in en yakın dostuyla nişanlanan genç kız, kaderinin iplerini ellerine almaya karar verdiğinde, kendi şeytanlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.Artık bütün bir krallığın kaderi, Celina'nın hırslarının ve tutkularının esaretindedir. 

2.Aşktan Kaçış Yok-Jennifer Echols
Aşktan Kaçış'ı bir yaz tatilinde gece başlayıp sabahlamak suretiyle bitirmiştim. Tam olarak bir yaz kitabı Aşktan Kaçış Yok. Dili oldukça akıcı ve kitaptaki ikilinin atışmaları ise insanı gülümsetiyor. Sivri dili ile Meg'i çok severek ve eğlenerek okumuştum. John After ise... kaçınılmaz olarak sizi kendine aşık edecek.
Esas kız Meg tam bir başbelası. Asi ruhlu, sivri dilli ve başına buyruk. Ailesinden, okulundan ve bir karabasan gibi üzerine üzerine gelen küçük kasabasından kurtulup üniversiteye gitmek için gün sayıyor.Esas oğlan John tam bir kanun adamı. Kuralcı, disiplinli ama bir o kadar da gizemli. Parlak öğrencilik hayatının üzerine bir çizgi çekecek kadar çok seviyor kasabayı. Ama onu buraya bağlayan başka bir neden daha var.Birbirlerine neredeyse siyahla beyaz kadar zıt görünen bu iki karakterin yakınlaşmasından ortaya, aşkın tuhaf kimyasına dair romantik ve ister istemez eğlenceli bir hikâye çıkıyor.En uzak mesafenin iki insan arasındaki mesafe olduğuna inananlardansanız bir kez daha düşünün.
3.Pariste Aşk-Stephanie Perkins
Bu blogta çok kez bu kitaba övgülerimi sundum. Biliyorum artık siz de sıkıldınız. AMA OKUYUN YAV. Basit belki biraz da klişe konusuyla, sıcak karakterleriyle her ne kadar kitap okul döneminde geçse de bir yaz kitabı bana göre. Okurken mutlu olacağınız bu kitabı sahile giderken yanınıza almayı unutmayın :>
Anna; babasının isteğiyle lisedeki son yılını Atlantadan, evinden, annesinden, en yakın arkadaşı Bridgetteden ve hoşlandığı çocuk Tophtan ayrı bir şekilde geçirmek zorunda kalmış ve Paristeki Amerikan Okuluna yazdırılmıştır. Hem alıştığı yaşam tarzından uzaklaşmak hem de yeni bir kültüre uyum sağlamaya çalışmak Anna için çok zordur. Fakat kısa zaman içinde kendine yeni arkadaşlar edinir. Tabii onu Pariste özel hissettiren biri vardır: Etienne. Fakat Etienne başka biriyle ilişki yaşamaktadır. Anna; Etienne ve Toph arasında gidip gelmekte ve ait olduğu yeri yani "ev"ini aramaktadır.Çok sevdiğim bir lisem vardı; artık yok.Çok sevdiğim bir çocuk vardı; artık yok.Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı; artık yok.Artık Paris benim de evim.Yeni arkadaşlar, yeni aşklar…Ah aşk…Ne seninle ne de sensiz…Oysa ben imkânsızı değil, gerçek aşkı arıyordum.Ama aşk, hayallerde yaşanamayacak kadar gerçek; hayalleri süsleyecek kadar pembeydi Pariste…

4.İlk Defa-Cora Carmack
Chick Lit diye kategorilendirilen bir kitap İlk Defa. Türün yabancısı sayılırım ama okurken eğlenmiştim ben. Öğrenci-Öğretmen ilişkisi içeriyor ama merak etmeyin karakterlerimizin hepsi reşit :D
İLKLER ASLA UNUTULMAZ...Üniversitenin tek bakiresi olarak mezun olmak istemeyen Bliss hızlıca birini bulup bu işi çözmeye karar verir. Mümkün olduğunca çabuk... Tek gecelik bir ilişki... Bliss o kişiyi bulur ancak gerçekten gülünç bir bahaneyle onu yatakta bırakarak kaçar. Ertesi gün sınıfa giren yeni tiyatro öğretmeni ona çok tanıdık geliyordur. Bliss tam sekiz saat önce onu yatakta bırakmıştır... Yalnız... Çıplak... 
5.Buzkentin En Soğuk Kızı-Holly Black
Güneşin altında bir vampir romanı okumak mı? Neden olmasın. 
Buzkent tüyler ürperticiydi. Tana bunu herkesten iyi biliyordu. Görkemli bir kafes,tehlikeli bir hapishaneydi. Lanetliler ve onlarla eğlenmek isteyenler için kusursuz bir mezarlıktı.Tana'nın dünyasında Buzkent denen, duvarlarla çevrili şehirler vardı. Karantinaya alınmış canavarlarla insanların yaşadığı Buzkentler, av ve avcının bir arada olduğu kanlı bir hapishaneydi. Ve Buzkent'in kapısından bir kez içeri girince, bir daha çıkamazdınız...Tana son derece sıradan bir partinin sabahında uyandığında, kendini cesetlerin arasında bulacaktı. Korkunç katliamdan onun dışında iki kişi daha sağ kurtulmuştu. Tana'nın sevimli eski erkek arkadaşı ve korkunç bir sır saklayan, gizemli bir genç adam. Tana; üçünün de hayatını kurtarmak için bildiği tek yolu izleyecek, doğruca Buzkent'in dehşet verici kalbine gidecekti.
Malesef gönül rahatlığı ile önerebileceğim sahilde okumalık başka bir kitap gelmiyor aklıma. Bu seferlik pazar 5'lisi olsun :D Siz neleri öneriyorsunuz? Benimle paylaşmayı unutmayın. Hatta Pazar 6'lısı yazınızın linkini yorum kısmına bırakırsanız sevinirim. Bol bol öneriye ihtiyacım var. Görüyorsunuz ya bu kategoride çok cahil kaldım :D Keyifli günler, bol okumalar herkese^^

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Gezdim, Gördüm ve Nihayet Döndüm!

İKİ HAFTA. Koskoca iki haftadır yoktum ve nihayet döndüm! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Buralarda değilken çok bir şey kaçırmadığımı umuyorum. Eğer bunu mutlaka görmelisin/bilmelisin dediğiniz şeyler varsa yoruma yazarsanız gerçekten çok sevinirim :>

Burada yoktum belki ama bu blogumu hiç düşünmediğim anlamına gelmiyor. Aklım sürekli burada ve yapacaklarımdaydı. Bazılarını unutmadan not alabildim ama bazı fikirler o kadar şanslı olamadı maalesef...Neyse olduğu kadar olmadığı kader diyip kendimi NEYDİ NEYDİ HATIRLA ESLEM HATIRLAMALISIN!!! diye darlamayı bıraktım. Not aldığım fikirleri de inşallah en kısa zamanda sizlerle paylaşacağım. Demem o ki beklemede kalın efenim :>

Gelelim nerelerde olduğuma. Başlığa gezdim, gördüm ve nihayet döndüm yazınca sanki böyle bir Türkiye turu efendime söyleyeyim dünya turu yapmışım gibi duruyor ama öyle değil ne yazık ki. Kim bilir belki ileride burada Kore maceram adı altında bir gezi yazısı yazmak kısmet olur ama şu anlık ufak tefek şeylerle idare edeceğiz. Aytepe Park ve Ayvalık gibi.

Aytepe Park, Kocaeli Belediyesine ait bir tesis. Vakıflar, kurumlar belediyeye dilekçe verip öğrencileri bu doğayla iç içe olan kampa götürme şansına erişebiliyorlar. Ben ilk kez geçtiğimiz Ramazanda bir vakıf ile birlikte gittim ve B A Y I L D I M.
 O kadar ki döndükten sonra tekrar nasıl gidebilirim diye düşünmeye başlamıştım hemen. Ama bu maalesef pek mümkün görünmüyordu o sıra çünkü bireysel gidilmiyor ve yaz sonuna kadar kampa çıkıcak olan gruplar çoktan belli olmuştu. Belki seneye kısmet olur tekrardan diyip dizimi kırıp oturuyordum ki Aytepe kampında liderlik yapmakta olan sınıf arkadaşım iki hafta önce aradı ve bana o müjdeli haberi verdi: Kampa çıkıcak olan grup vazgeçmiş, arkadaşlarımı da toplayıp gelebilir miymişim? DEDİM MANYAK TABİİ Kİ DE GELİRİM SORU MU BU?????? 
Öyle işte hemen arkadaşlara haber verip çantaları hazırladım ve pazartesi tekrar kamptaydım! Kamplar 4 günlük oluyor pazartesi-perşembe arası. İki kez çıktım yani 8 günü orada geçirebildim ama sorun yetti mi? Hayır yetmedi arkadaşlar. Yine olsa yine çıkarım. Sanıyorum ki beni anca orada liderlik yapmak paklar. Okullar bir açılsın orada liderlik yapan arkadaşın ağzını arayacağım nasıl lider olabilirim diye. Neyse çok uzattım fotoğraflara geçeyim ben en iyisi :>


Kaldığımız oda. Çok masalsı durmuyor mu? Bu masalsı görünüş sadece güneş ve yeşilliklerin marifeti.

Doğa yürüyüşünden bir kare. Fotoğraf bana değil çok sevgili arkadaşım Naimeye ait. Kendisinin blogumdan haberi yok ama olsun .


Resim yazısı ekle
Günbatımı. Yoksa gündoğumu muydu?
Kamp ateşimizden fantastik bir görüntü.
Hamakta sallanırken gökyüzünü çekmiştim. Hamağı da buradan özlem ve saygıyla anıyorum. Deli olduğum için sabahın 6'sında bile çıkıp sallanmıştım.
Doğa yürüyüşünden bir kare yine. Üzgünüm ama tembel kişiliğim yürüyüşü sevmeme engel oluyor. Koşmayı seviyorum ama yürümek...sıkıcı.
Daha paintball, okçuluk, bisiklet, pentatlon gibi etkinlikler de vardı ama onların fotoğraflarında ya ben ya da arkadaşlarım gözükmüş. İfşa olmaya da henüz hazır değilim :D İnşallah seneye Aytepe kamptan daha güzel fotoğraflar, anılar paylaşmak kısmet olur :>

Sırada Ayvalık tatili var. Bu o kadar ani gelişen bir şey oldu ki hiçbir şeyi ayarlayamadan gitmek durumunda kaldım. Perşembe günü kamptan döndüm ve cuma yola çıktık. Kampın yorgunluğu, tekrar çanta hazırlama falan derken Pazar 6'lısı temalarını yayınlayacak, hatta temaları hazırlayacak vaktim bile olmadı. Bende Şuleden Pazar 6'lısının temalarını yayınlamasını rica ettim ve o da kırmayıp hemen yeni temaları yayınladı. (Şulenin yazısına gitmek için tık) Buradan bir kez daha Şuleye teşekkür etmek istiyorum ^_____^

Ne diyordum en son? Hah çok acele oldu her şey. Öyle ki unutulan diş fırçalarından tutun alerji ilacına kadar bayağı önemli şeyleri unutmuşuz....sağlık olsun. Gittiğimiz yazlık Ayvalıkın Karaağaç köyünde ve tam olarak emekli yeri. Yanıma kitaplarımı almasaydım akşamları patlardım büyük bir olasılıkla. Tamam denizi güzel havası güzel ama ekmek almaya bile arabayla gitmek zorundasın. Bir haftadan fazla yaşanıcak yer değil bana göre. Sıra fotoğraflarda :>

Resim yazısı ekle


Bu yazıyı burada noktalayayım artık. Yeterince uzattım gibi :D Herkese keyifli günler ve eğer bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız tebrikler :D

Yeni Yazılardan Haberdar Olun