6 Temmuz 2016 Çarşamba

Kitap Yorumu: Taç-Kiera Cass (Seçim Serisi #5)

Orijinal Adı: The Crown
Yazar: Kiera Cass
Yayınevi: DEX
Çevirmen: Nazlı Tüzüner Tokan
Sayfa Sayısı: 261
ARKA KAPAK
“Hayat, sen planlar yaparken basına gelenlerdir” denir ya, aşk da öyledir…
Eadlyn, Illéa’nın kendi Seçim’ini yapacak ilk prensesi olmuştu ama otuz beş adaydan herhangi birine âşık olmayacağına kesinlikle emindi. Planlarında aşka yer yoktu. Yarışmanın ilk beş haftasını, onları evlerine geri gönderebilmek için günleri sayarak geçirdi.
Ancak sarayda gelişen olaylara bakılırsa, kaderin Eadlyn için başka planları vardı. Eadlyn, annesiyle babasının peri masalına benzer aşkları gibi bir ask yaşayabileceğinden, üstlendiği yeni görevler dolayısıyla buna fırsat bulabileceğinden emin olmasa da, Eros’un okunu durdurmak mümkün mü?
İşte o an geldi, bir mucize gerçekleşti! Hem de gökten yağan elmalar eşliğinde…Dünya çapında büyük bir hayran kitlesi olan Seçim serisi, yeni kitabıyla yine çok dokunaklı bir masal anlatıyor.
YORUM (Dikkat Veliaht Prensesden spoiler içerir)
Daha önce bloga Seçim serisinin hiç yorumunu girmemiş olsam da (bkz.üşengeçlik) goodreadste 2 kitabına girmişim. Yorumlarımı okurken o zamanlar seriyi gerçekten keyif alarak okumuş olduğumu hatırladım ki bu da biraz beni üzdü. Çünkü final kitabı olan The Crown için hiç de güzel şeyler düşünmüyorum. 
Seriyi okuyanların bileceği üzere aslında orijinal Seçim Serisi 3 kitaptan oluşan bir seriydi. America ve Maxon'ın hikayesi son bulmuştu. Ta ki 4. kitap olan Veliaht Prenses çıkana kadar. Veliaht Prenseste Seçim serisinden tanıdığımız America ve Maxon vardı ama bu sefer spot ışıkları kızları veliaht prenses sıfatının sahibi ve  Seçimi yürütücek olan Eadlyndeydi. Eadlyn ilk bakışta sevilebilecek bir karakter değil, doğru. Soğuk ve kibirli oluşuyla ilk kitapta hemen nefret etmişti çoğu okur ama ben sevmiştim. Sonuçta Seçim yapmak onun fikri değildi, buna zorlanmıştı. İstemediği bir şeyi yaparken etrafa gülücükler saçmasını beklemek saçma olurdu. Kibri de herkesin "Sen en güçlüsün, senden güçlüsü yok" gibi pohpohlamalarla büyümesinden kaynaklanıyor. Yani kim bu şekilde büyüse kibirli olmazdı ki??? Tüm bunlara rağmen ben Eadlyni sevmiş, Veliaht Prensesi de zevkle okumuştum. Yani ortada 35 adet, prensesin gönlünü çalmak için tüm yeteneklerini sergileyen, birbirinden harika prens adayları varken sevmemem mümkün müydü kitabı? Tabii ki hayır. Problemler Taçta başladı.
Tamam, sevdiğim yerler de oldu olmadı değil. Ama o kadar azınlıktalar ki iyice didiklemem gerekti neleri sevdim bu kitapta diye. İşte Taçla ilgili sevdiğim şeyler:

  • Eadlynin adaylarla vakit geçirdikçe, onlara değer vermeye başladıkça buzlar kraliçesi tavrını bırakıp daha sevilesi biri olmaya başlaması.
  • Adaylarla yaptığı birebir görüşmeler. Çoğunlukla pek romantik olmasalar da birkaç kalp çarptıran yer yok değildi.
  • Kile. Şu kitaba devam ettiysem bunun büyük bir nedeni Kiledır. 
  • Americanın ölmemesi. Americaya da çok bayılmıyorum ama ölseydi eğer her şey çok darmaduman olurdu. Kitap zaten yeterince sıkıcı bir de bu dramı kaldıramazdı. (Spoiler olduğu için beyazla yazdım. Okumak isteyenler yazıyı seçili hale getirip okuyabilir.)
Bu kadar. Gerçekten başka sevdiğim bir şey yoktu ne yazık ki. Gelelim neleri sevmediğime. Dikkat liste bayağı kabarık. (Spoiler başlangıcı)
  • Eadlynin aşırı manipüle edilebilir, kendine güvensiz, sürekli başkalarına ihtiyaç duyan, her sakallıyı dede sanan biri olması. Kitapta sürekli işte ben diğer genç kızlar gibi yaşayamadım, sürekli iyi bir kraliçe olmak için devlet işlerini öğrenmekle vakit geçirdim havasındaydı fakat gördük ki hiçbir şey öğrenememiş aslında. Hayır daha kendi halkını tanımıyorsun, onlar seni tanımıyor bunca yıl ne yaptın diye sormazlar mı insana??????? Herkese sorgu sualsiz güveniyor sonra da bunun acısını çekiyor. Senin gözün açık olmalı bir kere ülke yöneticeksin. Biri aniden ortaya çıkıp sana iyilik yapıyorsa insan bunun altında bir bit yeniği var diye düşünür, karşılığında ne isteyecek diye düşünür. Ama yok Eadlyn safım Marid birdenbire ortaya çıkıp onu iyiliklere boğduğunda bunu hiç garipsemiyor, ülkenin ve sevgili kuzeninin iyiliği için yaptığını düşünüyor. 
  • Ahrenin gidişi. Eadlyn affetmiş olabilir ama ben etmedim. America hastalandığında geri dönseydi eğer yine bir derece daha affedebilirdim ama yok dönmedi. Hayır anladık aşıksın ama kaçmaya ne gerek var? Seni istemeye geldiler de baban mı izin vermedi. Zaten düğün yapılıcaktı KAÇMAK NE DEMEK YA SEN PRENSSİN SENİN SORUMLULUKLARIN VAR????? İkizini, Eadlyni hayatının en önemli kararını vermeye çalışırken terk ettin ya olmaz olsun senin gibi ikiz. Aşık olmak böyle bencil şeyler yaptırıyorsa aman olmayalım lütfen, kalsın.
  • Eadlynin seçimi. Yanlış anlamayın Erik'i seviyordum ben ama Eadlynle birlikte değil. İkisi arasındaki ilişki o kadar hızlıya getirilmişti ki bana hiç ama hiç inandırıcı gelmedi. Yazar sırf plot twist için yapmadıysa bunu ben de Eslem değilim arkadaşlar. Ayrıca bunun geleceğini de tahmin etmiştim ama ilişkileri adım adım gelişir diye ummuştum. Başından beri ufak ufak bu ikili için yol yapsaydı desteklerdim ama böyle bebek kandırıyormuş gibi oldu. YEMEDİK VE SEVMEDİK KIERA CASS. Ayrıca Kile vardı ne güzel. Tamam belki biraz klişe olurdu önce nefret ettiği kişiye aşık olmak ama en azından bir inandırıcılığı var yani. Birbirlerini tanıdıkça nefretlerini sevgiye dönüşmesi gayet de olası. Dikkatinizi çekerim burada anahtar kelime TANIMAK. Erik ve Eadlyn birbirlerini daha tanımıyorlardı bile.........
  • Distopyanın iyice arka planda kalması. Hatta o kadar arkada kalması ki olmaması...Düzenden memnun olmayan birkaç asi var ama yaptıkları tek asilik tören esnasında domates fırlatmak. 
  • Cumhuriyetin ilanı. Yanlış anlaşılma olmasın Cumhuriyetle problemim yok. Problem Eadlynin ilan ediş şekli. Çocuk oyuncağı sanki yeni bir düzene geçmek. Seçimini ilan ettiği sırada pat diye ilan ediyor. Önce bir devlet yetkilileri ile görüş, fikir alışverişi yap, halkın nabzını yokla sonra ilan edeceksen et ki ben burada manasızlıklar içinde sinirlenmeyeyim. 
İşte böyle böyle liste uzar gider de neyse ki kitabı okuyalı iki ay falan olduğu için detayları unuttum. Sadece sinirlendiğim ana şeyler aklımda kalmış. (Spoiler bitişi.)
Temeli sağlam olmayan kurgu üzerine bir de iyi işlenememiş karakterler ve ilişkiler eklenince 5 üzerinden 2 alabiliyor Taç benden. Hiçbir şekilde önermiyorum. Kendi mutlu sonunuzu kafanızda kendiniz hayal edin inanın daha mutlu olursunuz.


4 yorum:

  1. Ben bu seriyi okumak istiyorum ama sürekli yeni kitap çıkıyor, artık takip edemiyorum. Para verip almak istemiyorum ama U-kitap'ta takasta bulursam okurum. Bu arada kitabı okuyalı 2 ay olmuş ama detaylı bir yorum yazmışsın. Günü gününe yazsan nasıl olacak merak ettim :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ve güzel olan seri 3 kitap. Bu yeni çıkan 2 kitabı okumazsan inan hiçbir şey kaybetmezsin :)) Ayrıca ben hep e-kitap şeklinde okudum. DEX'ten çıkan kitaplara fiyatları uygun olmadıkça para vermeyi düşünmüyorum çünkü sayfa kalitesi, kapağı falan çok dandik oluyor.
      Eheheh ben de yazdıktan sonra şaşırdım kendime :D Sanırım blogdaki en uzun kitap yorumum. Günü gününe yazsam demek ki destan olurmuş :D

      Sil
  2. Benim yorumumu okudun mu? Birçok noktada sana katılıyorum. = ) http://www.vampirellaninguncesi.com/2016/04/inceleme-crown.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Taç'ın ilk yorumunu sen yapınca okumamak mümkün mü? :)))

      Sil

Yeni Yazılardan Haberdar Olun