22 Mart 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Cinder-Marissa Meyer

Cinder - Marissa Meyer
Kitap Adı: Cinder
Orijinal Adı: Cinder
Seri Adı: Lunar Günlükleri (The Lunar Chronicles)
Yazar Adı: Marissa Meter
Yayınevi: Artemis
Çevirmen: Deniz Arı
Sayfa Sayısı: 312
Tür: Genç Yetişkin, Fantastik, Bilimkurgu
Satın almak için: kitapyurdu, d&r, okuoku, idefix
Goodreads Puanı: 4.13

Benim Puanım:

    5 üzerinden 5

Gelecekte bile, hikâye "bir varmış bir yokmuş" dİye başlıyor… İnsanlarla androidlerin yan yana dolaştığı Yeni Pekin'e hoş geldiniz. Her ne kadar birlikte yaşamayı başarsalar da türlerin dostluğu sanıldığı kadar kolay değil. Ölümcül bir veba insan nüfusunu tehdit ediyor. Ay İnsanları, Dünya'yı uzaydan izleyerek doğru zamanı kolluyor. Kimse Dünya'nın kaderinin tek bir kıza bağlı olduğunun farkında bile değil…
Becerikli bir mekanik ustası olan Cinder, herkesten saklasa da aslında bir sayborg. Üvey annesinin hakaretleri yetmezmiş gibi şimdi bir de üvey kardeşinin hastalanmasından sorumlu tutuluyor. Yakışıklı Prens Kai'in hayatına girmesiyle birlikte, Cinder birden kendini gezegenler arası bir anlaşmazlığın ortasında buluveriyor. Sorumluluk ve özgürlük, sadakat ve ihanet arasında kalan Cinder, Dünya'nın geleceğini koruma altına almak için önce kendi geçmişinin sırlarını açığa çıkarmak zorunda... Yeniden kurgulanmış bu masalda Külkedisi ile tekrar tanışmaya ne dersiniz?
Marissa Meyer, Washington'ın Tacoma kasabasında doğup büyüdü. Henüz küçük bir çocukken kitaplara âşık olan Marissa, ergenlik yıllarından beri gençlik edebiyatı üzerine çalışıyor. Peri masallarına da büyük bir sevgi besleyen Marissa, gençlik günlerinden beri bu masalları yeniden kurguluyor ve bu tutkusundan da vazgeçecek gibi görünmüyor.


                 Retelling, fantastik, bilim kurgu bir kitapla karşınızdayım: Cinder!
Adından da anlaşıldığı üzere Cinderella masalının yeniden uyarlanmış hali. Fakat bal kabaklarından arabalar, peri anneler ya da "sonsuza dek mutlu yaşadılar" yok. Peki neler var?
   Günümüzden yıllar yıllar sonra Doğu Ulusları Topluluğunda yaşayan Cinder adında %36.28 oranında sayborg olan mekanik ustası bir genç kız, babası vebanın pençesinde olan bir prens, gözünü güç bürümüş bir Ay Kraliçesi ve asla hız kesmeyen olaylar zinciri var!

   Önce ana karakterleri tanıyalım ki sonra kim kimdir kimin fesidir karışmasın.


LIHN CINDER

 





PRENS KAI






KRALİÇE LEVANA BLACKBURN

     KRALİÇE LEVANA, AY ULUSUNUN KRALİÇESİ
    92 T.E. DOĞUMLU
    PRENS KAI İLE EVLENİP DOĞU ULUSLARI TOPLULUĞUNUN
    İMPARATORİÇESİ OLMAK İSTİYOR        






 Karakterleri tanıdık mı? Bence evet. Fazlası spoiler olur. O zaman konuya geçeyim. Ya da geçmeye çalışayım. En son Tatlı Şeytan'ının konusunu anlatmaya çabalamıştım ama beceremeyince yayınlarda kaldı öyle bir türlü bitirip de yayınlayamadım:( eslem yine ne konuştun sus da konuya geç şşşşşşş

 Dördüncü Dünya savaşı yapılmış ve 6 ulustan da milyonlarca kayıp verilmiştir. (6 ulus: Birleşik Krallık, Avrupa Federasyonu, Afrika Birliği, Amerika Cumhuriyeti, Avustralya ve olayların geçtiği Doğu Ulusları Topluluğudur) Savaş sonunda yapılan Bremen Anlaşmasıyla Dünya huzura kavuşur. Kısa bir süreliğine. Veba salgını ve yaklaşan Ay Ulusu tehlikesi baş göstermeye başlar.
 Veba salgını o kadar yayılmıştır ki Doğu Ulusları Topluluğu İmparatorunu bile ele geçirmiştir. Prens Kai babasının yavaş yavaş ölümünü izlerken bir yandan da Ay Ulusu ile barış sağlamaya çalışmaktadır. Fakat bu o kadar kolay değildir çünkü Ay Ulusu Kraliçesinin barış antlaşmasını imzalamak için bazı şartları vardır ve bu şartlar kabul edilebilecek şartlar değildir.
 Bir gün Prens Kai'nin androdi Nainsi bozulur. Prens Kai de androidi, en iyi mekanik ustasına, Cinder'a götürür. Ülkedeki her genç kız gibi Cinder da Prens Kaiden  hoşlanmıştır ama bunu belli etmemeye çalışır. Çünkü Cinder'ı diğer kızlardan ayıran bir (aslında birkaç tane ama spoiler olmasın:d) özelliği vardır: o bir sayborgdur. On bir yaşında geçirdiği kazada çok büyük yaralar alınca doktorlar Cinder'ın kullanılamaz durumdaki organlarını mekanik parçalarla değiştirmiştir. Artık o %36.28 oranında insan değildir. 
 Çoğu insan sayborglara insan gözüyle bakmadığı için Cinder mekanik parçalarını saklayarak hayatına devam eder. 

Hmm ne diyodum Prens androidini tamir etmesi için Cindera getiriyor ve böylece tanışmış oluyorlar. Prens Kai bizim mekanik ustası kızımızdan hoşlanmaya başlıyor. Haksız da değil ben de Cinder'ı çok sevdim. Aklı başında, mız mız tavırlardan uzak, biraz da alaycı bir kız.
 Kitabın devamında Ay Ulusu Kraliçesi Levana Dünyaya teşrif ediyor ve her şey daha da karmaşık bir hal alıyor. Cinderla ilgili gerçekleri birer birer öğrenmeye başlıyoruz.
 Kitap gerçekten çok akıcıydı. Her ne kadar anlatmayı beceremesem de kurgusu okumaya değer gerçekten. Diyeceğim o ki OKUYUN OKUTUN!


*Uyarı: Alıntı ufak bir spoiler içeriyor.



"Yakında tüm dünya onu, yani Lihn Cinder'ı arayacaktı.
Bir ayağı eksik, hilkat garibesi bir sayborgu.
Çalıntı bir kimlikle dolaşan bir Aycıyı
Gideceği kimsesi, kaçabileceği hiçbir yeri olmayan bir mekanik ustasını.
Ama artık onu arayan herkes, aslında bir hayaletin peşinde olacaktı."

  Şimdi de biraz reklam yapayım :>
Birbirinden güzel Cinder fanmixleri için burayı; Cinder photoshop çalışmalarını, fan castlerini, alıntılarını takip etmek için de bu tumblr blogunu takip edebilirsiniz!
Son olarak bir Cinder testi (X) bırakıp kaçıyorum. Ben %90 yapabildim. Sizin sonuçlarınız nasıl?
























2 yorum:

  1. Blog adına ve headerine bayıldım. :) Keyifle okuman ve yazman dileğiyle. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, çok sevindim beğenmene! Orijinal bir şeyler olsun istedim. :))

      Sil