22 Mayıs 2018 Salı

10. Kocaeli Kitap Fuarı Alışverişim

M E R H A B A L A R
Bir kitap fuarını daha geride bıraktık. 5 mayıs-13 mayıs tarihleri arasında gerçekleşen fuar Kocaelinin 10. kitap fuarıydı. 10. yıla özel bir şeyler beklemiştim ama sadece beklediğimle kaldığım bir fuar oldu :'D

Klasik indirim yoktu muhabbetine pek girmeyeceğim çünkü bence alıştık artık zaten bu duruma. Kitap fiyatlarının internettekinden pahalı olması bir şaşkınlık vermiyor. Sadece iki yayınevini bu durumdan ayrı tutmak istiyorum: Dedalus ve Sel. Gördüğüm kadarıyla internettekinden daha uygundu kitaplar.

Her neyse, bu fuarda sadece sahaflarla ilgilendim. Dikkatli baktığınız sürece birçok kitabı gayet temiz bir şekilde bulabiliyorsunuz sahaflarda. Ama şöyle bir sorun var ki bir süre sonra bakmaktan başınız dönüyor.  En azından bana öyle. Bir de yer yön duygum sıfır olunca bir ara sanki sürekli aynı yerde dolanıyormuşum gibi hissetmeye başlayınca daraldım ve koşa koşa kendimi dışarı attım :D 

Sahaflarda başıma gelen saçma bir olayı anlatmak istiyorum. Öyle kitaplara bakınırken Philip K. Dick'in Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi? kitabına denk geldim. Biraz merak da ediyordum, hazır karşıma çıkmışken alayım dedim. Arkasında etiket fiyatı 19.5 yazıyordu. İlgili kişiye ne kadar olduğunu sorunca 20 lira dedi. Ben bir kaldım böyle. Şaka yapıyor zannettim jfdlgjkj Adama ciddi ciddi "Gerçekten mi?" diye sordum çünkü sen    s a h a f s ı n   kardeşim, nasıl etiket fiyatından fazla satabilirsin? Hani internette bile 11 liraya satılıyor kitap. Adamın verdiği cevap aynen şöyle: " O kitap öyle." JGHKŞJHKŞFJHKJŞFJK SADECE GÜLÜYORUM. Hayır yani söylesene nedir bu kitabı özel kılan? 1. basım da değildi büyük ihtimalle çünkü öyle olanları özel paketliyorlar. Neyse usul usul kitabı yerine koyup (belki biraz göz devirmiş olabilirim ama hak etti) devam ettik gezmeye biz ama hala merak ediyorum derdi neydi?

Evveet şimdi gelelim yaptığım küçük sahaf çıkartmasının ganimetlerine. 

Allahım hepsi benim bebeklerim. Hiç ummadığım aralarda karşıma çıktılar hepsi. Çocuk kitapları, Hırsıza Her Gün Bayram ve Organik Bozukluk hariç hepsi okuma listemde olan kitaplardı. Ayrıca neredeyse her birini 5 liraya almış olmam da bayağı mutluluk verici bir detay bence.


Bloga yakında çocuk kitapları diye bir başlık eklemek istiyorum. Sonrada bu aldıklarımı tek tek yorumlayacağım inşallah :') Daha önce pek ilgi alanıma girmediği için farketmiyordum belki de ama sahaflarda çok fazla çocuk kitapları var. Hani böyle dandik dundik olanları demiyorum, Günışığı Kitaplığı, Altın Kitaplar, Bilim Çocuk gibi yayınevlerinin kitapları var. İlgilenenler sahafları kesinlikle didik didik incelemeli. Ben de öğretmenlik hayatıma başlamadan küçük çaplı bir çocuk kitapları kitaplığı yapmak istiyorum ama bakalım, hayırlısı :D

Çocuk kitapları demişken hayal kırıklığına uğradığım bir olaydan bahsetmek istiyorum. Daha önceki yazılarımın birinde Eyvah! Kitap adlı kitaptan bahsetmiştim. Mine Soysal'ın okumayı sevmeyen çocuklarla ilgili yazdığı bir kitap. Fuarın 7. gününde Mine Soysal'ın imza günü vardı. Dedim gidiyim imzalatayım, belki biraz da konuşma fırsatı elde ederim. İmza saati 11 ile 2 arasındaydı, ben de son yarım saat giderim diye planlamıştım ama otobüsü yanlış durakta bekliyormuşum meğer. Bu hatamı da çok geç fark edince fuara anca 2'yi 10 geçe falan ulaştım. Tabii normalde Mine Soysal'ın olması gereken standda Mine Soysaldan eser yok. Yine de bir şansımı deniyim diyip stand görevlilerine Mine Soysal'ı sordum ve meğer Mine Soysal hiç gelmemiş. İmza günü iptal olmuş. Bunu duyurmak da kimsenin aklına gelmemiş. Fuara gelene kadar çektiğim işkence böyle boşa gidince moralim sıfırlandı bayağı:( Hayır yani bunu duyurmak çok zor bir şey değil ki. Bilseydim okuldaki atölye etkinliklerine katılırdım o gün. Çok boşa gitti günüm, üzüldüm:(

Öyle işte, iyi kötü bir fuar daha atlattık. Bir daha seneye artık :)))
Aldıklarımdan bunu önce oku dedikleriniz var mı? Varsa buyrun yorumlara! :))



14 Mayıs 2018 Pazartesi

Kitap Yorumu: Harry Potter ve Lanetli Çocuk-J.K. Rowling, Jack Thorne

M E R H A B A L A R
Beni okusam mı okumasam mı çok ikilemde bırakan bir kitabın yorumuyla karşınızdayım: Harry Potter ve Lanetli Çocuk. Belki çocukluğum Harry Potterla geçmedi (maalesef) ama keşfettikten sonra yeri doldurulamayacaklara girdi benim için. Hal böyle olunca serinin 8. kitabı diye tanıtılan, Ölüm Yadigarlarının bıraktığı yerden devam eden bu kitabı okumak için inanılmaz heyecanlı olsam da asıl yazarının J. K. Rowling olmayışı ve tiyatro metni şeklinde yazılmış olması beni korkutuyordu. Geçenlerde okul kütüphanesinde denk gelince okuyayım gitsin ya diyerek başladım okumaya.

Yukarıda da dediğim kitap istasyonda Harry ve diğerlerinin çocuklarını yolcu etme sahnesiyle başlıyor. Albus Severus ilk kez Hogwartsa gideceği için ve ya Slytherin'e seçilirsem diye endişelidir. Harry Albus'a Slytherin'e seçilse de sorun olmayacağını söylemesine rağmen Albus'un endişeleri dinmez ve birkaç sayfa sonra öğreniriz ki bu endişelerinde haksız da değildir. Slytherin'e seçilir ve Slytherin'de bir Potter olması yeterince skandal değilmiş gibi hem Slytherin Koftisi diye dalga geçilecek kadar başarısız bir büyücü olur hem de Draconun oğlu Scorpius Malfoy ile yakın arkadaş olurlar. Potter ve Malfoy dostluğu, evlere şenlik! 

Bizim küçük Potter'ın babasıyla da arası iyi değildir. Potter adının getirdiği beklentileri karşılayamayan, babasının kahramanlık öykülerini dinlemekten bıkmış ve tam ergenlik çağında bir çocuk düşünün, ne yapardı sizce? Evet, doğru bildiniz, kendini ispatlamak. Albus Severus Potter da bunu yapmaya çalışıyor. Bir gün babası ve Amos Diggory arasında geçen bir konuşmaya kulak misafiri olunca Cedric Diggory'i kurtarıp babasının hatalarından birini düzeltmeyi kafaya koyuyor, Scorpius'u da bu macerada yanında sürüklüyor. (Spoiler diye kızan varsa bütün bunların 50 sayfada yaşanan şeyler olduğunu söylemek isterim. Yani merak etmeyin hala heyecanlı bir şekilde okuyabilirsiniz.)

harry potter ve lanetli çocuk jk rowling konusu yorumu
Albus ve Scorpius'un kaş yaparken göz çıkarma maceralarını tiyatro metni olarak değil de roman olarak okusaydık keşke. Betimlemelerle, düşünce akışlarıyla gerçekten okuması keyifli olurdu. Mantık hatalarını yok sayarsak bu haliyle de Potter&Malfoy ikilisini okumak fena değildi. Ama diyorum ya KEŞKE:(



-SPOILER-

Bu Zaman Döndürücü kullanıp Cedric'i kurtarma planı baştan aşağı saçma değil miydi ya? Hani sanki herkes salak bir Amos zeki. Voldemortla savaşırken kimler kimler feda oldu bu uğurda. O zaman hop hemen bir geriye gidelim değişelim tarihi, bu kadar basit olabilir mi ya? Olsa bu çocukcağız anasını babasını, Sirius'u, Lupin'i ve daha nice kayıplarını kurtarmaz mı? SİNİRLENİYORUM DÜŞÜNDÜKÇE. Albus'un da hemen gaza gelmesi, kendini kahraman sanması da ayrı olay. 

Sonrasında bu çocuklar ve Delphi çok özlü iksir kullanarak Harry, Ron ve Hermione'ın kılığına büründüler ama bürünecekleri kişilere ait parçaları nereden buldular? Hani bu Cedric'i kurtarma planını Albus evden ayrılmadan önce planladı desek tamam babasının saçını falan almış olabilir, bir şekilde Ron ve Hermione'dan da bir parça almış olabilir ama Hogwarts'a giden trende bu kurtarma planına başlıyorlar. Bu durumda iksire eklenecek parçaları Delphi almış olmalı ama nasıl? Buna yanıt vermeden hemen iksiri içme kısmına geçiyorlar:( 

Sonra bir de Sihir Bakanlığındalarken Hermione'ın odasının kapısını alohomora ile açmaları? Hani anasının karnından yeni doğmuş bir büyücünün bile yapabileceği bir büyüyle mi korunuyor sadece bu kapı? E oldu o zaman hiç kilitlemeseydi Hermione odasını? Alohomora ile açılacaksa ne gereği var ki? Bu şeye benziyor kapıyı kilitleyip anahtarı üzerinde bırakmaya. Zaman döndürücüyü kitaplıkta saklamış olmasına değinmeyeceğim bile, bak tansiyonum yükseliyor düşündükçe.

Daha çok şey eklenebilir bu hatalara ama ben son bir tane daha ekleyip bırakacağım. Kitabı okurken fark etmemiştim bunu, ekşide okuyunca kitabı açıp baktım ve tam olarak entryde bahsedildiği gibi gerçekleşiyor olay. Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum gerçekten. Böyle böyle hatalar beni soğuttu kitaptan. 

Ayrıca George'u görmek isterdim, Teddy Lupin'i, Neville'i... Hadi Neville'in adı geçiyor yine ama Georgedan neden ad olarak bile yok? Oysa Ron'un şakalarından bahsederken araya George da sıkıştırılıp bu zavallı Eslem mutlu edilebilirdi:( 

Dumbledore'u görmek güzeldi. Her ne kadar tanıdığımız Dumbledore'dan uzak olsa da, Harry'e "Ben sana bağlanmak istemedim." diyecek kadar klişeleştirilmiş olsa da. 

-SPOILER SONU- 

JKR yerinde olsam ve Jack Thorne bana bu Lanetli Çocuk metniyle gelse okuduktan sonra ufak çevrelerde oynanmasına izin verirdim ama 8. kitap adıyla basılması? Yok dostum yok orada duracaksın işte derdim çünkü 8. kitap değil, asla da olamaz. Lanetli Çocuk'u binlercesi yazılan Harry Potter fanfictionlarından ayıran bir özelliği yok. Ama işte sonuca bakarak söyleyebiliriz ki bana soran da yok. 

harry potter ve lanetli çocuk jk rowling konusu yorumuBasit, internette yayınlanmış bir fanfiction olsa sadece sürüsüyle olan mantık hatalarını yok sayabilirim, sonuçta amatör işi, bir JKR değil sonuçta yazarı der geçerim ama bizzat JKR tarafından onaylanmış bir kitapta böyle hataları makul gösterecek bir sebep bulamıyorum. Sen ki koskoca HP evrenini özenle oluşturmuş kişisin, bu evrenin kurallarının çiğnenmesine nasıl müsaade ettin? Jack Thorne'cum alınmasın ama (McGonagall'a Minerva diye hitap eden saygısız bir Harry görmemize neden olduğu için alınma hakkı olduğunu sanmıyorum ya neyse) bütün bu metni yazarken mantığını bir tarafa kaldırdığını düşünüyorum. Bunun tiyatro metni olmasıyla da bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Bir roman olmadığı için duygu aktarımının eksikliği olsun olayların çok hızlı gelişmesi olsun dilinin yavanlığı olsun belki bunlar tiyatro metni oluşunun arkasına sığınabilecek şeyler olabilir ama mantık hataları kabul edilemez.

Bütün bunların dışında yeniden o tanıdık büyülü evrende olmak güzel bir histi. Gerçekten özlemişim be dedim. Godric's Hollowdaki o son sahne çok içimi parçaladı. Harrynin hiçbir şey yapmadan izlemek zorunda kalması:((  Boğazım bir şeyler düğümlendi işte o sahnede. Harry yavruş bunları hak etmedin sen:(

Velhasıl kelam okumaktan pişman olmadığım, ama çok da bayılmadığım bir kitap oldu Harry Potter ve Lanetli Çocuk. Zaten çok çabuk da okunan bu kitabı okumanızı öneririm. Hayır beğendiğim için önermiyorum, okuyun ve tarafınızı seçin, beğenenlerden misiniz yoksa beğenmeyenlerden mi? :D 

Muziplik tamamlandı!


4 Mayıs 2018 Cuma

En Sade ve Derin'e, Deeptone'a

M E R H A B A L A R
Şurada cuma gününün bitmesine kalmış 10 dakika. Şu 10 dakikada Deeptone'a olan minnetimi ifade edebilir miyim hiç sanmıyorum ama yine de deneyeceğim. 

Blogu ilk açtığım günler burada sinek avlıyordu tabii. Blogu ziyaret eden toplamda 3 kişi varız: ben, keyfim ve kahyası. Sonra bir gün nereden nasıl bulduysa (ki hala herkes Deep'in bunca kişiye nasıl ulaştığını bilmez) Deep'in yolu bloguma düştü ve durur mu hem tatlı yorumuyla beni sevindirdi hem de o ünlü Bloglardan Seçmeler yazı dizisinde benden bahsetti. Bloglardan Seçmeler de blogger aleminin kırmızı halısı, efendime söyleyeyim tarihi aşk romanlarında hani genç kızların cemiyete tanıtıldığı balolar vardır ya hah adeta ondan işten. Deep yeni blogları arar, bulur, paylaşır, yeni dostluklara vesile olur. 

Ayrıca dizi, müzik, film, kitap hepsi ondan sorulur. Bazen gerçekten bir gün bize 24 de Deep'e 48 falan mı diye düşünürüm. Ya da bir Zaman Döndürücüsü falan mı var? Çünkü blogları bir kere tanıtıp da bırakmaz, nerede ne oluyor, kimin yardıma ihtiyacı var bilir ve elinden geleni de yapar. 

Böyle işte, iyiki varsın Deep<3 İyiki bulmuşsun beni, iyiki tanımışım seni. İnşallah daha nice yıllar burada olursun ve yenilerin ellerinden tutmaya devam edersin :))) 

Ayrıca bu yazıya vesile olan, organize eden Girift0 blogundan Fatmaya da teşekkür ederim beni de davet ettiği için :)

O zaman yazıyı bir Deep sözüyle bitiriyorum: tımamsss :))

2 Mayıs 2018 Çarşamba

10. Kocaeli Kitap Fuarı Yazarları, Yayınevleri ve Etkinlikleri (5-13 Mayıs 2018)

Mayısın ikinci gününde M E R H A B A L A R
Mayıs ayı demek Kocaeli için kitap fuarı demek. Bu yıl da 10'uncusu düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı 5-13 mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek. Her sene olduğu gibi bu sene de fuar öncesi yine bol etkinlikli geçiyor. Peki bu etkinlikler neler?

Kütüphanede Bir Gece


Kitaba Koş Halk Koşusu


Ağaçlar Kitap Açtı

4 mayısta İzmit yürüyüş yolunda gerçekleşecek. Yanlış hatırlamıyorsam 7.30'ta olacak.

Açıkhaba Sinema Günleri

Varlığından sadece birkaç saat önce haberimin olduğu etkinlik. Giden arkadaşların instagram hikayelerinde görüp bir miktar üzüldüğüm doğrudur.

Neyse efenim biz gelelim asıl merak edilenlere. 10. Kocaeli Kitap Fuarına hangi yazarlar ve yayınevleri gelecek?

Kocaeli Kitap Fuarına Katılacak Yazarlar

-Hasan Ali Toptaş
-Canan Tan
-İlber Ortaylı
-Ayşe Kulin
-Buket Uzuner
-Sunay Akın
-Ahmet Ümit
-Ali Lidar
-Kahraman Tazeoğlu
-Pelin Çift
-Ahmet Şimşirgil
ve daha fazlası. İlk gözüme çarpanları yazdım ben. Devamına buradan ulaşabilirsiniz.

Kocaeli Kitap Fuarına Katılacak Yayınevleri

40'LAR KULÜBÜ 
6:45 YAYINLARI 
ALFA KİTAP
ALTIN KİTAPLAR
APRİL YAYINLARI
AYLAK ADAM YAYINLARI
AYRINTI YAYINLARI
BİLGE KÜLTÜR SANAT YAYINLARI
BİLGİ ÇOCUK
BİLGİ YAYINEVİ 
CAN YAYINLARI
CARPE DİEM
DESTEK YAYINLARI
DOĞAN EGMONT
DOĞAN KİTAP 
DOMİNGO YAYINEVİ
EPHESUS YAYINLARI
EPSİLON YAYINLARI
EVEREST YAYINLARI
GENÇ TİMAŞ
GEREKLİ ŞEYLER YAYINCILIK
GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI 
HAYY KİTAP
HEP KİTAP
İLETİŞİM YAYINLARI
İŞ BANKASI ÇOCUK
İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLAR
KIRMIZI KEDİ YAYINLARI
KORİDOR YAYINLARI
MARMARA ÇİZGİ
MARTI YAYINLARI
METİS YAYINLARI
NEMESİS YAYINCILIK
OLİMPOS YAYINLARI
PARODİ YAYINLARI
PEGASUS YAYINCILIK
YAPI KREDİ YAYINLARI
YİTİK ÜLKE YAYINLARI
ve tabii ki daha fazlası. Devamına buradan ulaşabilirsiniz.


10. Kocaeli Kitap Fuarı Söyleşileri, İmza Günleri


Niyeyse her sene fuar için daha az heyecanlı oluyorum artık. Hani nerede o günler öncesinden listeler oluşturan Eslem? :D Şu an fuardan almayı planladığım bir kitap var aklımda, o da haftaya ödevimiz olan bir kitap zaten. İçim ölüyor benim yavaştan galiba ya :D

Öyle işte, ilk defa fuardan önce fuar yazısı yazmış oldum. Umarım birilerinin işine yarar.

Peki siz Kocaeli Kitap Fuarına geliyor musunuz?

22 Nisan 2018 Pazar

Pazar 6'lısı: Çocuklara Hediye Edilebilecek 6 Kitap

M E R H A B A L A R
Pazar gününün son demleri ve gün bitmeden yazıyı yetiştirmeye çalışan bir adet Eslem. Bayağı tanıdık bir manzara değil mi? :)) 

23 nisan sebebiyle temamız da çocuklara özel olsun istedim. Çocuklara alınabilecek en güzel hediyelerden biri de kitaplar olunca Çocuklara Hediye Edilebilecek 6 Kitap teması çıkıverdi ortaya. 

Bu dönemki derslerimizde çocuk kitaplarıyla haşır neşir olduk biraz. İşte onlardan 6 tanesi:


1) Mıstık Seni Anlamıyoruz-Tülin Kozikoğlu
Türkçe dersinde çocuklara okunabilecek çok şeker bir kitap. Mıstık yazmayı çok seven biri ama şöyle bir problem var ki yetişkinler Mıstık'ın yazıklarını anlayamıyorlar. Yardıma noktalama işaretleri koşuyor ama Mıstık yardım edilmesini istiyor mu? Cevabı okuduktan sonra :))
2) Haklar ve Ödevler-Brigitte Labbe
Çıtır Çıtır Felsefe serisinden bir kitap. Haklar, ödevler, sorumluluklar gibi kavramları çocuklara uygun bir dil ve olaylarla açıklayan mutlaka okunması gereken bir kitap. Kitap çocuklara okutulabileceği gibi kitaptan örnek bir olay seçilip sınıf ortamında tartıştırılabilir de. Böyle bilgileri dayatmacı bir şekilde verip, doğruları direkt göstermektense son kararı öğrenciye bırakan bir kitap olduğundan zevkle okunacağını düşünüyorum. Buraya tıklayarak kitabın iç sayfalarına göz atmanızı öneririm. 
3) Eyvah Kitap-Mine Soysal
Kısa kısa hikayelerden oluşan bu kitapta Mine Soysal öğrencilerle yaptığı görüşmelerin neticesinde kitap okumayı sevmeme nedenlerini o sevmeyenlerin dilinden anlatmış. Maalesef çocukları kitaplardan uzaklaştıranlar hep yetişkinler. Ya okudukları kitaplara saçma diyerek heveslerini kırıyoruz ya da  ceza yöntemi olarak zorla kitap okutturup onları kitaplardan soğutuyoruz. Vazgeçtim ya bu kitabı önce yetişkinlere hediye edin en iyisi :D

4) Sıradan Bir Okul Günü-Colin Mcnaughton
Sıradan bir okul günü nasıl sıradışı hale gelir? Tabii ki sıradışı bir öğretmen ile! Kitap içerik olarak zaten çok güzel ama en çok hoşuma giden şey hayat sıradanken çizimlerin siyah beyaz olması ama sıradışı öğretmen geldikten ve hayalgücü işin içine karıştıktan sonra çizimlerin renklenip canlanması.  Ne yapayım görsellik hala benim için en önemli nokta :D
5) Ben Ne Zaman Doğdum?-Behiç Ak
Bayağı keyifle okuduğum bir kitap Ben Ne Zaman Doğdum. Ne zaman dolduğunu öğrenmek isteyen Memo etrafındaki herkese ne zaman doğduğunu sorar ama herkesin bu soruya verdiği yanıt farklıdır. Anneannesine göre örtüyü ördüğü gün, abisine göre ise boyunun şu kadar olduğu gündür. Böyle böyle Memo doğduğu günle ilgili birçok şey keşfeder :))
6) Kırmızı Çizgi-Samar Mahfouz Barraj
Aslında henüz okumadığım ama konusuyla ilgimi çeken ve en kısa zamanda okumak istediğim bir kitap. Çocukları kendi vücutları hakkında bilinçlendirerek onları istismardan korumayı amaçlayan bir kitap(mış). Yazar bunu uygun bir dille anlatabilmişse bu kitap da mutlaka okunacaklara girer gibi geliyor bana. 

Bu haftanın 6'lısı da bu kadardı işte. Sizin önereceğiniz çocuk kitapları var mı? Özellikle ilkokul çağına uygun güzel kitapları benimle paylaşmanızı çok isterim. Gelecekteki sınıf kitaplığımın listesini ufaktan ufaktan oluşturmaya çalışıyorum da :))

Daha önceki bir Pazar 6'lısı yazısında bana çocukluğumu hatırlatan 6 kitabı yazmıştım. O listedeki kitapların herbiri de çok güzel, daha fazla öneri arayanlar buraya tıklayarak o yazıya da ulaşabilir :)

Bu arada kitapyurdunda da çocuk kitapları fuarı var, benden söylemesi :)
Herkese keyifli günler!

15 Nisan 2018 Pazar

Mekan: Taşra Kahve

M E R H A B A L A R
Bugün blogda kitapları, dizileri biraz sıkıştırıp yeni bir kategoriye daha yer açıyoruz: mekan! Özgün bir yazı başlığı bulana kadar böyle dümdüz mekan olarak devam edeceğiz maalesef. Ah bu gezi blogları hep kapmışlar güzelli başlıkları. Neyse efenim çok da önemli bir mesele değil.

Asıl önemli olan mesele yazımıza konu olan Taşra Kahve! Çok kalabalık ortamlara gelemeyen benim için 2018'in en sevilesi keşfi oldu diyebilirim. 

Instagramda bir arkadaşımın fotoğrafına mekanı etiketlemesiyle keşfettim Taşra Kahveyi. Ortam hoşuma gidince araştırayım dedim nasıl bir mekanmış diye. Ve instagram hesaplarında şöyle bir manzarayla karşılaşınca gidip görmemek gibi bir seçenek kalmadı.
Instagram @tasrakahve

İzmit'in ara sokaklarına saklanmış bir yerde Taşra Kahve ama instagram hesabına merkezden oraya nasıl ulaşılacağı ile ilgili bir video koymuşlar. Çok da iyi yapmışlar, zorlanmadan bulduk. Ve göründüğü kadar da hoş bir yermiş.  Meraklısı için video tam da şurada.

Ortamı inanılmaz rahat, samimi ve huzurlu. Bir kere çok az insan var. Fotoğrafları görünce böyle bir ortamı boş bırakmaz insanlar diye endişelenmiştim çünkü kalabalık ortamlara gelemiyorum, kafamı nereye çevirsem biriyle göz göze geldiğim mekanlar beni inanılmaz geriyor. Ama Taşra öyle değil. Bizim haricimizde 3-4 kişi daha vardı sadece. 

kocaelideki kafe önerileri tasra kahve
Taşra Kahvenin dekoruna genel olarak bayıldım ama en çok hoşuma giden şey kafenin tam da ortasına lök diye konulmuş soba :D Dedemin köydeki evini anımsattı bana. O sobanın üstünde ne patatesler kızartıkdık be üff. Artık ne soba ne de ev kaldığı için böyle soba görünce bir nostalji yaşıyorum, mutlu oluyorum, evimdeymiş hissine kapılıyorum. 


Menüsü çok çeşitli olmasa da en samimi menü ödülü Taşra Kahveye gidiyor çünkü macchiato yerine makiyato yazarak benim gibi sipariş verirken ecel terleri döken, benimkini de sen söylesene diye yanındakine mızmızlananlara büyük iyilik yapmışlar :D  Şu ana kadar taşra kahvesini ve magnolyasını denedim sadece. Taşra kahve dedikleri fındık parçalı türk kahvesi olduğundan çok beğenimi kazanamasa da magnolyasını gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.

Bir de şöyle bir şey oldu, oturuyoruz konuşuyoruz falan bir türkü çalmaya başladı. Bir anda "Ben bu türküyü biliyorum!!" oldum çünkü çalan türkü daha birkaç gün önce Okuyan Muggle blogunun sahibi Gözde sayesinde keşfettiğim Brenna Macrimmon'dan Evlerine Varagele Usandım idi. Şarkıyı keşfettikten sonra aralıksız dinlemiştim o günlerde ve Taşra Kahvede de duyunca istemsiz mutlu olmuştum :D

  













Öyle işte, kahvenizi alıp bir köşeye oturarak sakin sakin kitabınızı okuyabileceğiniz, hoş bir yer Taşra Kahve. Kocaeliye gelirseniz kahve içmeye severek götürürüm :)) Çektiğim diğer fotoğraflarla bu yazıyı sonlandırıyor ve keyifli günler diliyorum :)

kahve içelecek mekanlar kocaeli taşra kahve
Dikkatli bakarsanız bir adet Eslem yansıması görebilirsiniz :)

kahve içelecek mekanlar kocaeli taşra kahve

kahve içelecek mekanlar kocaeli taşra kahve

kahve içelecek mekanlar kocaeli taşra kahve

Pazar 6'lısı: 6 Kitap 6 Alıntı

M E R H A B A L A R
Pazar gününün bu son saatleri üzücü değil mi? Nedeni pazartesi sendromuna erkenden girmem mi yoksa haftasonu yaparım ya diye ertelediğim şeyleri yapmayıp son ana sıkıştırmamdan mı inanın bilmiyorum. Neyse ki bu haftanın teması sayesinde çok sevdiğim kitaplara baktım da moralim biraz daha iyi oldu.

Bugünün teması 6 Kitap 6 Alıntıydı ve ben bu 6 kitabı en sevdiklerim arasından seçtim. Şurada sevdiceğim olan kitapların geri kalanı, şurada da diğer nisan temaları var meraklısına duyurulur. O halde alıntılara geçelim mi?

Poyraza Çere-Daniel Glattauer

"Ben böyle bir insanım: En kötü olandan yola çıkmalıyım bağışıklık kazanmak için, bu bağışıklık gerçekler ortaya çıktığında beni korur."

Ölü Ozanlar Derneği-N. H. Kleinbaum

"Ormanın içinde kesişen iki yol vardı ve ben en az ayak izi olan yolu seçtim."

Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes

"Nasıl oluyor da, kolsuz ve bacaksız doğan insanlardan faydalanmayı akıllarından bile geçirmeyen dürüst ve duyarlı kişiler, düşük bir zeka düzeyiyle doğanları istismar etmekte bir mahsur görmezler?"

Kitap Hırsızı-Markus Zusak

"Her yerde kitaplar vardı! Duvarların her birinde aşırı dolu ama kusursuz raflar yükseliyordu. Duvarın boyası bile görünmüyordu. Siyah, kırmızı, gri her renkte kitapların sırtlarında farklı tarzlarda ve büyüklüklerde yazılar vardı. Bu, Liesel Meminger’in hayatında gördüğü en güzel manzaraydı."


Şeker Portakalı-Jose Mauro De Vasconcelos

"Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur."


Sissoylu: Son İmparatorluk-Brandon Sanderson


"Evet, ama neredeydin?" diye sordu Ham üstüne basa basa."Biz senin dışarıda... Ee, aptalca bir şeyler yapıyor olduğundan endişe ettik."
"Aslında, biz senin aptalca bir şeyler yapmakta olduğunu baştan kabul etmiştik," diye söylendi Breeze. "Biz sadece bu seferki olayın ne kadar aptalca çıkacağını merak ediyorduk. Ee, ne yaptın? Lord prelana suikast mı düzenledin? Düzinelerce asil mi öldürdün? Lord Hükümdar'ın kendi sırtındaki pelerini mi çaldın?"

Öyle işte, seçtiğim alıntılar bunlardı. Hoşunuza giden oldu? Peki sizin paylaşmak istediğiniz bir alıntı var mı? Varsa yorum olarak paylaşmaktan çekinmeyin, keyifli günler! :)

14 Nisan 2018 Cumartesi

Pazar 6'lısı: Nisan Temaları

M E R H A B A LA R
En sonki Pazar 6'lısı duyurumda (O yazı şu an kendini imha etmiş durumda) şu ana kadar yazdığımız temalardan anket hazırlayacağımı ve sizden oy vermenizi isteceğimi yazmıştım. Anket hazırlandı, olar kullanıldı ve bugün itibariyle de sonuçlar belli oldu. Ankette oy kullanan arkadaşlara çok teşekkür ediyor ve sözü nisan temalarına bırakıyorum.

15 Nisan: 6 Kitap 6 Alıntı
22 Nisan: Çocuklara Hediye Edilebilecek 6 Kitap
29 Nisan: Sizi Hayal Kırıklığına Uğratan 6 Kitap

Çocuklara hediye edilebilecek 6 kitap ankette yoktu ama 23 nisan öncesi iyi gider diye araya ben sıkıştırdım. Azıcık diktatör müyüm ne? :)

Pazar 6'lısı sayfasına ankette oy verilen diğer temaları ekledim. Önceden hazırlık yapmak isteyenler şuraya bir göz atabilir. Temasız kaldığımda onları kullanacağım.

Ayrıca alakasız bir not: Google'da e diye aratınca hesap makinesi çıktığını biliyor muydunuz? Az önce Kim Milyoner Olmak İsterde görünce sizinle de paylaşmak istedim. Seçeneklerde c de vardı ve hesap makinesinde c olmasından dolayı c diye uydurmuştuk ama tutmadı. Hemen google amcaya seçenekleri tek tek yazdık ve e yazınca gerçekten hesap makinesi çıktığını gördük. Belli mi olur belki bir gün bu bilgi hayat kurtarır? :D

Öyle işte, kendinize iyi bakın, keyifli günler!

1 Nisan 2018 Pazar

Ay Sonu Değerlendirmesi | Şubat 2018


Şubatta Okuduklarım
1) Sıfırlananlar-Amy Tintera |  342 sayfa  | 3/5
2) Rüya Kapanı-Amy Plum  |  264 sayfa  | 4/5 (Yorum için tık)
3) Grapon Kağıtları-Didem Madak  |  68 sayfa  | Puan yok
4) Vathek-William Beckford |  118 sayfa  | 2,5/5

Şubatın;
En sevileni: Rüya Kapanı
En kalını: 342 sayfayla Sıfırlananlar
En incesi: 68 sayfa ile Grapon Kağıtları
Toplamda okunan sayfa sayısı: 792

Şubatta İzlediğim Diziler
1) Just Between Lovers 1x10-1x12
2) Radio Romance 1x01-1x06
3) La Casa De Papel 1x01-1x02
4) Laughter in Waikiki 1x01

Şubat izleme açısından pek hoş geçmedi. İzlediklerimden kaynaklı değil ama bu. Sadece izleyemedim, o moda giremedim. Yoksa Just Between Lovers çok severek izlediğim bir dizi oldu. Sadece 2 bölümünü izlemiş olsam da La Casa De Papel de oldukça güzeldi. Okuduğum yorumlara göre gittikçe güzelleşiyormuş da. Devam edeceğim diziye bir ara kesinlikle. Laughter in Waikikinin geri kalan bölümlerini de martta izleyip güncele yetiştim. İlk bölümden sonra beklentimi düşürmüştüm ama devamında beni sesli güldürecek kadar komik anlar yaşandı. Komedi arayanlara tavsiye edilir.

Şubatım böyle pek sıkıcıydı işte. Bu yüzden de değerlendirmesini yazmaya elim hiç gitmedi böyle bayağı rötarlı bir şekilde geldi yazısı. Mart da bitince dedim Eslem pamuk eller klavyeye yaz artık. Üşenmediğimde martın da değerlendirme yazısı gelecek inşallah. O zamana kadar sevgiyle kalınız, keyifli günler!

Pazar 6'lısına Veda Vakti

M E R H A B A L A R dostlarım,
Gönül isterdi ki bu yazının başlığı Pazar 6'lısı: Nisan Temaları olsun ama maalesef elimde olmayan nedenlerden dolayı Pazar 6'lısını bitirme kararımı haber vermek için buradayım. Şu an evladıma veda ediyormuş gibi hissetsem de artık Pazar 6'lısını zorla devam ettirmenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. Eh her güzel şeyin bir sonu var derler ve sanırım Pazar 6'lısı da miladını doldurdu. 

Son zamanlarda tema bulma konusunda zorlandığımı daha önceki yazılarda da söylemiştim. Artık tüm fikirlerim iyice tükendiğinden ve her ay başında tema bulmak stresli bir işe dönüştüğünden Pazar 6'lısını bitirme kararı aldım. Biraz daha devam ettirmek için zorlarsam keyifle başladığım bu işin gözümde bir yüke dönüşeceğinden korkuyorum ve geri dönüp baktığımda Pazar 6'lısını bir yük olarak görmeye başlarsam işte o zaman çok üzülürüm. 

Bu zamana kadar pazar 6'lılarına eşlik eden herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. Sizler olmasaydınız Pazar 6'lısı daha başlamadan biterdi. Her pazar kim yazmış diye blogları gezmek, yazılanları okumak, konuşmak çok zevkliydi. İyiki yazdınız, iyiki varsınız<3

Ve umarım bana çok kızmasınız çünkü bu bir nisan 1 şakasıydı :'D Pazar 6'lısını bitirmek düşünülemez, teklif dahi edilemez. Kendim artık devam ettiremeyecek duruma gelirsem ilk yapacağım şey devam ettirmek isteyen bir gönüllünün olup olmayacağını sormak olur. Kimse çıkmazsa işte o zaman biter.


Yakın zamanda şu ana kadar yazdığımız tüm başlıkları listeleyip bir anketle hangilerini tekrar yazmak istersiniz diye soracağım. Size de uygunsa yani bir süre eskileri ısıtıp ısıtıp kullanacağız :D Önümüzdeki hafta içi gelir herhalde bu anket. O zamana kadar sevgiyle kalınız efenim :)) Ayrıca güldürmeyen şakalar yapmak konusunda yardıma ihtiyacınız olursa artık kime başvurmanız gerektiğini biliyorsunuz :D
Keyifli günler^^


Yeni Yazılardan Haberdar Olun